Dalgaları Aşmak Filmini izle


Dalgaları Aşmak Filmini izle

Dalgaları Aşmak, Breaking the Waves, Amor omnie
Hazırlayan:EsKO
Filmin Yönetmeni: Lars von Trier
Filmin Türü: Dram
IMDB Puanı: 7.8
Yapım Yılı: 1996
Ülke: İspanya, Danimarka, İsveç, Fransa, Hollanda, Norveç, İzlanda
Yayınlanan Tarih: 28 Mart 1997
Senaryo yazarı: Lars von Trier, Peter Asmussen, David Pirie
Türkçe Altyazılı
Başrol Oyuncuları: Emily Watson, Stellan Skarsgard, Katrin Cartlidge, Jean-Marc Barr, Adrian Rawlins, Jonathan Hackett, Sandra Voe, Udo Kier, Mikkel Gaup, Roef Ragas, Phil McCall, Robert Robertson, Desmond Reilly, Sarah Gudgeon, Finlay Welsh, David Gallacher, Ray Jeffries, Owen Kavanagh, Bob Docherty, David Bateson, Callum Cuthbertson, Gavin Mitchell, Brian Smith, Iain Agnew, Charles Kearney, Steven Leach, Dorte Rømer, Anthony J. O’Donnell, John Wark, Ronnie McKellaig, Peter Bensted, Simon Towler Jorfaid

Not: Tek part seçeneğinde filmin belli bir yerinden sonra seste senkron sorunu oluşmaktadır. Bu yüzden sorunsuz olarak partlı alternatif konuya eklenmiştir…

1970′lerde Kuzey İskoçya’da ufak bir kasaba. Yabancıların hoş karşılanmadığı ve yaşanan her günün Tanrı’nın isteği doğrultusunda yaşanıldığına inanılan tutucu bir kasabada, Bess kendisinin bile hayal edemeyeceği bir güzellikte aşk yaşar. Danimarkalı bir petrol işçisi Jan’a aşık olan Bess hızlı bir şekilde evlenir ve hayat onun için kusursuz hale gelir. Aşkla beraber öğrendiği seksin de korkutucu hiçbir yanı olmadığını anlayan, hatta dünyadaki en güzel duyguları yaşamaya başladığına inanan genç kadın her gün daha fazla Tanrı’ya dua etmeye başlar. İstediği tek şey mutluluğunun bozulmamasıdır. Ancak Bess’in korktuğu şeyler başına gelir ve petrol kulesindeki işine dönen Jan ağır bir kaza geçirip boynunu kırar. Tamamen felç geçiren Jan’la Bess arasında hiçbir cinsel bağ kalmamıştır. Jan karısından kendisine yeni bir sevgili bulmasını ve onunla birlikte olurken yaşadıklarını anlatmasını ister. En başta bu fikirden ürken Bess zamanla tüm bunların Tanrı’nın buyruğu olduğuna inanmaya başlar…

Danimarka sinemasının en çarpıcı yönetmenlerinden Lars Von Trier’in perspektifinden yine zor bir konu. Aşk, cinsellik ve Tanrı inancı arasında gidip gelerek dalgaları aşmaya çalışan Emily Watson’ın en azından oyunculuk kariyerinde büyük engelleri aştığı gerçek. Güzel oyuncu bu filmdeki performansıyla Oscar ödülüyle tanışmıştı…











“Dalgaları Aşmak Filmini izle” için 20 Yorum

  1. oasis diyor ki:

    harıka fılmler ızlıyorum.ne kadar tesekkur etsem az..

  2. ÖZKAN DURAK diyor ki:

    Her giden, hüzün bulutunu yağmura çevirir, mesafeler uzarken düşünceler de genişler duygular artık sapa kalmış yollar gibidir, uğraksız ve meçhul. Geriye dönmek, bir hayatı tekrar etmek üzerine bir çizgi çekmek gibi gelir yıllar sonra, dönüşler giderken bıraktıklarımızı nasıl değiştirmişse zaman denen zalim, bizden de parçalarını koparırken bilinmeze sürüklemiştir. Zalim bizi değiştire dursun; delilik derecesindeki saplantılı sevgimiz bir asalak gibi büyürken, yüreği avucunda her sevgili sevgisini büyütmekle meşguldür artık bu sevgi büyür ve bilinmezliğin kucağına oturuverir, ister kader deyin ister kendi seçimlerimiz, yokluğun ve kadirşinaslığın büyüttüğü bir sevgidir o ki büyüyünce tutkulu bir aşka dönüşür; yüreğimizde tabanlanan tortularda şeklini bulacaktır.Dalgaları aşmak belki bir kulaç kadardır; sınırlarını kendi büyüyen yalnızlığımız ve çaresizliğimiz belirler. Geride kalanlar hep aynı türküsünü çağırır işte sonuçta….Teşekkürler Sevgili Esko, Trier çılgınlığı devam ediyor…

  3. Aysegül Şenköylü diyor ki:

    Bazen gerçek en son görmek istediğimiz şeydir. Evet, Bess’ de yaşamı da bir gerçektir. Ve biz, Bess gibi insanları görmekten korkarız, rahatsız oluruz. Onları ahlaksız, dengesiz, anormal diye etiketleriz. Oysa onlar, içimizdedirler ve yaşayamadıklarımızı yaşamak cesaretine sahip oldukları ölçüde bizi rahatsız edenlerdir. Sevgi ! Sevgi için ölünür mü ? Ölünülmeli ki yaşam anlam kazansın. Anlamı yitiren insanlık çoktan öldü biliyoruz. Oysa Bess gibiler yaşıyor, erkek ya da kadın, Anadolu’ da ya da dünyanın öte ucunda, birlik olmak için ya da bir olmak için, bir kişi için ya da binlerce kişi için.
    Lars von Trier’ İ seviyorum, gerçeği çırılçıplak anlattığı için.
    Sizi de seviyorum, teşekkürler !

  4. Aysegül Şenköylü diyor ki:

    Eğer

    Eğer, bütün etrafındakiler panik içine düştüğü
    ve bunun sebebini senden bildikleri zaman
    sen başını dik tutabilir ve sağduyunu kaybetmezsen;

    Eğer sana kimse güvenmezken sen kendine güvenir
    ve onların güvenmemesini de haklı görebilirsen;

    Eğer beklemesini bilir ve beklemekten de yorulmazsan
    veya hakkında yalan söylenir de sen yalanla iş görmezsen,
    ya da senden nefret edilir de kendini nefrete kaptırmazsan,
    bütün bunlarla beraber ne çok iyi ne de çok akıllı görünmezsen;

    Eğer hayal edebilir de hayallerine esir olmazsan,

    Eğer düşünebilip de düşüncelerini amaç edinebilirsen,

    Eğer zafer ve yenilgi ile karşılaşır
    ve bu iki hokkabaza aynı şekilde davranabilirsen;

    Eğer ağzından çıkan bir gerçeğin bazı alçaklar tarafından
    ahmaklara tuzak kurmak için eğilip bükülmesine katlanabilirsen,
    ya da ömrünü verdiğin şeylerin bir gün başına yıkıldığını görür
    ve eğilip yıpranmış aletlerle onları yeniden yapabilirsen;

    Eğer bütün kazancını bir yığın yapabilir
    ve yazı-tura oyununda hepsini tehlikeye atabilirsen;
    ve kaybedip yeniden başlayabilir
    ve kaybın hakkında bir kerecik olsun bir şey söylemezsen;

    Eğer kalp, sinir ve kasların eskidikten çok sonra bile
    işine yaramaya zorlayabilirsen
    ve kendinde ‘dayan’ diyen bir iradeden
    başka bir güç kalmadığı zaman dayanabilirsen;

    Eğer kalabalıklarda konuşup onurunu koruyabilirsen,
    ya da krallarla gezip karakterini kaybetmezsen;

    Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitmezse;

    Eğer aşırıya kaçmadan tüm insanları sevebilirsen;

    Eğer bir daha dönmeyecek olan dakikayı,
    altmış saniyede koşarak doldurabilirsen;

    Yeryüzü ve üstündekiler senindir

    Ve dahası

    sen bir İNSAN olursun oğlum…

    Bu şiir bu filme yakışır :) Ruyard Kipling’in şiirini de hep okuyalım. Sevgilerimle :)

  5. Aysegül Şenköylü diyor ki:

    Özür dilerim ! yeniden paylaşmamı hor görürseniz eğer, bu şiirin en sevdiğim çevirisi şöyle idi ;…

    Çevrende herkes şaşırsa,
    bunu da senden bilse,
    sen aklı başında kalabilirsen eğer,
    herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır,
    hem kendine güvenirsen eğer,
    bekleyebilirsen usanmadan,
    yalanla karşılık vermezsen yalana,
    kendini evliya sanmadan
    kin tutmayabilirsen kin tutana.
    Düşlere kapılmadan düş kurabilir,
    yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer,
    ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir,
    ikisine de vermeyebilirsen değer,
    söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz,
    kandırabilir diye safları, dert edinmezsen,
    ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz,
    koyulabilirsen işe yeniden.
    Döküp ortaya varını yoğunu,
    bir yazı turada yitirsen bile,
    yitirdiklerini dolamaksızın dile
    baştan tutabilirsen yolunu.
    Yüreğine, sinirine dayan diyecek
    direncinden başka şeyin kalmasa da,
    herkesin bırakıp gittiği noktada,
    sen dayanabilirsen tek.
    Herkesle düşüp kalkar, erdemli kalabilirsen,
    unutmayabilirsen halkı, krallarla gezerken,
    dost da düşman da incitemezse seni,
    ne küçümser, ne büyültürsen çevreni
    her saatin her dakikasına
    emeğini katarsan hakçasına
    her şeyi ile dünya önüne serilir,
    üstelik oğlum, adam oldun demektir…

  6. Aysegül Şenköylü diyor ki:

    hor görmezseniz eğer olacaktı :)))))))

  7. halim aydin diyor ki:

    bu sayfayi bir numara diyorum tebrikler filimleriniz harika

  8. kenan dogan diyor ki:

    siz birde karanlıkta dansı izleyin :)

  9. adem usta diyor ki:

    Türkler neden şiir yazmaya bukadar meraklıdır bilen varmı?

  10. missbeti diyor ki:

    öncelikle belirtilmeli ki zor bir film dalgaları aşmak. din algısının tam tersi tarafında duran cinselliğiyle bir anlamda kendini aşkı için kurban eden “bess” i izlemek gerçekten zor. biraz normalin dışında tutkuları, yaşam bakışı olan bir insanın katı bir din eğitimiyle büyümesinin üzerine dünyadaki aşkı tatması onu normal dediğimiz döngünün oldukça dışına itiyor. özellikle sonlara doğru yutkunarak izleniyor film. emily watson’ın oyunculuğu unutulur gibi değil, sadece onun için dahi izlenmeye değer. paylaşım için tesekkurler esko…

  11. mondino cb diyor ki:

    selamlar;

    alternatif linkler çalışmıyor sanırım. deniyorum olmuyor.

  12. mondino cb diyor ki:

    chapter 5′e geçmeden önce senkron bozukluğu yaşanıyor. isterseniz deneyin.

  13. blue diyor ki:

    Bu filmi yıllar önce bir kere izlemiş ve çok etkilenmiştim; uzun süre kafamı meşgul ve rahatsız etmişti..
    Filmde kadın karakter Bess’in sevdiği insanın iyileşmesi için, bir kadının en büyük erdemi olan iffetini ölümüne kurban etmesi ve bu kurbanın “yetkili makamlar” ca kabul görmesi durumu, bana hiristiyan inancında Hz.İsa’nın tüm hiristiyanların günahına mukabil kendi bedenini kurban etmesini hatırlattı.
    Filmi ve dahi yönetmeni anlamaya çalıştım ancak kendimce makul bir yere yerleştiremedim.
    Lars von Trier filmlerini ikinci bir defa izleme cesaretim nedense olmuyor. Filmleri balyoz gibi etkili ve rahatsız edici ancak kaliteli… İzlenmeli ama defaatle değil.(bence tabii)
    Ustaya saygı, EsKO kardeşe teşekkürler.

  14. Süveyla Mahti diyor ki:

    Filmin can alıcı cümlesi “kadınların kilise de konuşamaması aptalca”…Ve evet tarih boyunca güzellik,sanılanın aksine hep güzel kadınların başına türlü dertler açmıştır.Güzel kadınları elde edemeyen erkekler-kıskanan kadınlar “cadılıkla” suçlamış,canice yakarak öldürmüşlerdir.Ve buna benzer pek çok durum..Kocasıyla sevişmekten mutlu olduğu için,kilise önce “kocanı çok sevmen günah” dedi,Jan felç olunca “kocanın her türlü bakımını yapıp-kocana mahkum olmalısın” dedi…İkiyüzlüler..Bir tanesi anlamaya çalışmadı,güya hepsi Bess’i seviyor…Bir insanı gerçekten sevmek,işte bunu yaşadılar Jan ve Bess..

  15. remzi gülek diyor ki:

    …- peki senin yeteneğin nedir bess
    -inaabilirim…

    …inanmışlar hakkında konuşmak yargıçlara düşmez…

  16. murteza diyor ki:

    @özkandurak “bir de cana can katan o yorumun olmasa”

  17. ismail diyor ki:

    yoğun bir film,enfes….

  18. Said diyor ki:

    Önünde sonunda, büyük konuşanlar, ağzını büzüp geveleyenler ve susanlar var. Büyük konuşanlar bu hikayeyi sevmediler, geveleyenler bakmadılar ve susanlar “melankoliye” zemin hazırladılar. Acaba kendini susanlardan birisi olarak görmek, gizli kibir midir?

''Dalgaları Aşmak Filmini izle'' Filmi Hakkında Yorum Yapabilirsiniz

   DİKKAT: Yorumu göndermeden önce kutuyu işaretleyiniz!   

    Yönetmenler


Histats