Eternity and a Day (1998)


Eternity and a Day (1998)

Eternity and a Day, Mia aioniotita kai mia mera, Sonsuzluk ve Bir Gün
Hazırlayan:EsKO
Filmin Yönetmeni: Theodoros Angelopoulos
Filmin Türü: Dram
IMDB Puanı: 7.5
Yapım Yılı: 1998
Ülke: Yunanistan, Fransa, İtalya, Almanya
Yayınlanan Tarih: 17 Aralık 1999
Senaryo yazarı: Theodoros Angelopoulos, Tonino Guerra, Petros Markaris
Türkçe Altyazılı
Başrol Oyuncuları: Bruno Ganz, Isabelle Renauld, Fabrizio Bentivoglio, Achileas Skevis, Alexandra Ladikou, Despina Bebedelli, Eleni Gerasimidou, Iris Chatziantoniou, Nikos Kouros, Alekos Oudinotis, Nikos Kolovos, Andreas Chekouras, Mihalis Giannatos, Petros Markaris, Yannis Mohlas, Efthimis Pappas, Maria Saltiri, Vassilis Seimenis, Leonidas Vardaros

Alexander, edebiyat çevrelerince tanınan, bilinen ve sevilen usta bir yazardır. Aniden yakalandığı kurtuluşu olmayan bir hastalık, tüm hayatını gözden geçirmesine sebebiyet verecektir. Artık Alexander içine gömüldüğü bu sahil kenarındaki evi bir kenara bırakarak yeniden hayata atılmak durumundadır. Edindiği ve ediniyor olduğu tecrübelerin iç içe geçeceği bir serüvene atılır. Geçmişi hatırladıkça kendini yeniler ve kimliğini hatırlamaya başlar. Alexander, kendi ölümünün döşeğinde, yeni bir kimlik kazanmaktadır…

Yunanistan’ın çıkardığı en büyük yönetmenlerden biri olan Theodoros Angelopoulos’un bol ödüllü filmi Sonsuzluk ve Bir Gün, yarıştığı sene Altın Palmiye ödülünü de kucaklamayı başarmıştı. Filmin halen karşımıza çıkan müzikleri de sinema tarihinde iz bırakmışlardı…









  • To Vlemma tou Odyssea (1995)
  • Chacun Son Cinema (2007)
  • Meres Tou 36 (1972)
  • The Weeping Meadow (2004)
  • 

    “Eternity and a Day (1998)” için 17 Yorum

    1. gizem diyor ki:

      Dot the I (2003) filmini de yükler misiniz
      teşekkürlerr

    2. Osman diyor ki:

      sen naptın be kardeşim. Bu filmi de ekledin ya. Böyle bir film olamaz. Bu filmi tek bir nedenden dolayı izlemez insan. Artık bundan sonra başka hiçbir filmi beğenemez, çünkü. Hele o hastane sahnesi. Aman Allahım. Böyle bir film olamaz.. EsKO, çok sağol kardeşim. Çok sağol. gerçeketn iyi ki varsın..

    3. melis diyor ki:

      bu filmin garip bi anısı var bende, tekrar izlemek güzel olcak. yavaş, sıkıcı ne bileyim, bayık diyenler var bu adamın filmlerine, bense sevmekten kendimi alamıyorum. sanırım yavaş, sıkıcı ve bayıkım (: other sea filminin çekimi sırasında bizi bırakıp other side’a geçen, şuan yaptığım bu korkunç kelime oyununa balkanlardan sırıttığına inandığım, keşke sadece mitolojiyi bu kadar çok sevdiğim için sevsem seni bay Theodoros Angelopoulos dediğim büyük insan. e o zaman hadi yarın ne kadar sürer? (:

    4. kutlu Vatan diyor ki:

      Başrol oyuncusu bize o kadar tanıdık geldiki. Filmin geçtiği bölgeler adeta Ege bölgesinden yerleri andırıyor. Kıyının ötesinde çekilmiş güzel bir trajedi filmi. Yunan sinemasından daha çok film seyredebilirmiyiz acaba?

    5. Ferid diyor ki:

      Sırf bu filmi 3 veya 4 aydir bekledigimi biliyormuydun ? :) ,,Bu paylasim hakikatende klass bir paylasim oldu,Cook tesekkur ederim Esko.. Hakikaten bu kalite kokan sitede, biz iyi filmler arayan insanlarin gittiyi son limana dondu,Paylasimlara devam Insallah,,, :)

    6. karabalık diyor ki:

      işte bu ya !! arayıp tarayıp hiç bi yerde bulamadığım film.. taleplerimizi değerlendirdiğiniz için çoooooooook teşekkür ederiz.. emeğinize sağlık..

    7. Ahmet diyor ki:

      Eleni-Theo, Emir-Goran. film ve müzik konusunda bir birlerini tamamlamasalar hep bir tarafları eksik kalacaktı. Ne harika buluşmalar…

    8. burhan diyor ki:

      ESKO kardeş film için çok teşekkürler Türkiye deki tüm müzik film marketlerde bile bulamadığımız filmleri bize tek part sunuyorsun ne diyebilirimki kelimeler kifayetsiz ……..

    9. mehmet fırat diyor ki:

      ya esko neden bu filmi yayınladın hatta hiçbir theo angelopoulos filmi yayınlamassan sevinirim kimse tanımasın istiyorum bencilim bu konuda. theo angelopoulos dünyanın en büyük yöenetmeni çok büyük önemi var benim için. lütfen bu filmleri kaldırırmısın

    10. Cenk diyor ki:

      çarpıcı bir bireysel eksenli film.angelopoulos genelde toplumsal vurgu ve savaş travması çeken bir yönetmen ancak bu da eşsiz bir yapım olmuş.

    11. ayşenur diyor ki:

      impromptu filminide ekleyebilirmisiniz hiç bir yerde bulamadım :(

    12. ozan diyor ki:

      sonsuzluk ve birgün kadar anna…

    13. gülşen uysal diyor ki:

      filim diye filim beklenir iki saat her sahnesi dikatle izlenen. şiirsel bir yapılanma sosyal olgular aşk geçmiş gelecek bir çok kavramı biraraya getirmeş. ama illede şiir ve kelimeler. şiir zaten severim.tşkler esko.zaten herkese tavsiye ediyorum en iyi filimler eskoda diye senaryo yazarı hemşerim bayan var ona da önerdim.

    14. AED diyor ki:

      Bilirsiniz bazı filmler sizin için özeldir, o film başkalarınca hoş bulunabilir ya da ilginç gelebilir, ama sizin tüm benliğinizi sarar, hatta bazen ana karakteri ile özdeşleşir, filmin soundrackını cep telefonunuza yüklemekle kalmaz, müzisyenini deli gibi araştırırsınız. Sonra aynı araştırma bu kez yönetmene yönelir. Bir de bakarsınız ki yönetmenle sanki bir randevuda buluşarak ruhen kaynaşmış ve uzun yılların dostluğuna yelken açmışsınızdır.. İşte Angelopoulas’la düşünce ve ruh kardeşliğim böyle başladı. Tabi ayrılmaz parçası Eleni Karaindrou ile birlikte. Bu kadın en üst düzey film müzikçisi, o muhteşem yaratımıyla, filmin mesajını, kurgusunu ve derinliğini ikiye katlıyor. Bir duygu patlaması yaşatıyor seyircide. Hani bizim Demirkubuz “filmlerimde müziğe yer vermem; çünkü anlamı bozar, orijinal konuyu dağıtır diyor ya, hiç de öyle değil Zeki bey, tam tersi, sadece müzisyeni iyi seçmek gerekiyor. Ülkemizde Karaindrou kadar üst düzey kalitede bir film müzikçisi yetişmedi maalesef..

      Theo ustanın dünyasına girdiğimde, ‘Ulysses’in bakışı’nda acıya, ‘Puslu Manzaralar’da gözyaşlarına boğuldum. O uzun plan sekanslarında dinlendim. ‘Kumpanya’ da bilmediğim Yunan yakın tarihini ve faşizme karşı Yunan direnişçilerin sosyalist mücadelesini öğrendim. ‘Ağlayan Çayır’da bizdeki gibi, yine faşist cunta, yine işkenceler. Aslında bu filmler tarihsel bir üçleme . Ağlayan Çayırda 2.dünya savaşına kadar Yunan tarihini görürken, Zamanın Tozu’nda aile üyelerinin tüm Avrupa’ya “zamanın tozu”yla dağılması ve çağdaş dünyanın tüm dertlerine tanıklık ediyoruz. Ulyssesin bakışı’nda balkanların acılar içinde parçalanmasını izliyoruz. Bu filmde bir ayrıntı yakaladım, 1995 yapımı film ve içinde ana kahraman, iç geçirerek “Yunanistan bitti artık” diyor. 2010 larda ise biliyorsunuz ki bu ülke krize girerek aç kaldı, ekonomik bir kaos yaşadı ve şimdi Avrupa kredisiyle ayakta durmaya çalışıyor. Belki de Theo usta, Yunanistan’ın gittiği yeri görmüştü; tesadüf olamaz. Serseri bir motosikletlinin çarparak 77 yaşında bizden ayırdığı Theo ustanın filmlerinde yakaladığım bir şey daha var, bunu da kimseden okumadım duymadım, her filminde mutlaka bir Eleni kahramanı var. Müzikçisi de tesadüfen Eleni, ayrıca gerçek kızı da Eleni..Bir çok filminde sarı yağmurluklu üç bisikletli var, bu filmde çok açık, ama diğer filmlerinde belli belirsiz görünüyorlar. Bence sadece görünen bu üç sarı yağmurluklu bisikletli, Theo ustanın yaşamın anlamı ve gizemi olarak tanımlanabilecek imzası. Başka bir anlamı varsa bilen beri gelsin. Her filminde de tek ve sessiz bir uzun plan sekans var. Bazı seyircilerin sıkılıp anlam veremediği bu uzun planlara, Theo usta,” yoğun derinlik ve anlam/duygu bombardımanı arasında seyircisini dinlendirip, daha hoş bir tat almasını ve yormadan düşünmesine fırsat vermek için” olduğunu söylüyor. Bence çok mükemmel planlar bunlar. Bu filmdeki düğündeki dans eden gelin-damat, Ağlayan çayırda sallarla yapılan cenaze töreni, Ulissesin bakışında Lenin’in büyük bir heykelinin vapur içindeki yolculuğu, ‘Leyleğin geciken adımı’nda direklere aynı anda çıkan tamirciler tam bir görsel şölen..Evet artık film üzerine dönersek (konu Theo olunca aklıma gelenleri yazdım, bir bütünlük oluşturamadım açıkçası) hayata yeni başlayan bir çocukla, ölümle yüz yüze olan bir adamın kesişen kaderi ve adamın belki de yarın sona erecek hayatı karşısında tüm geçmişi sorgulaması. Ölen karısını, hasta yatalak annesini, her şeyin yarım kalmasını, hayatın anlamını..Eleni Karaindrou nun o muhteşem müziği ile acı/hüzün yumağında beraberce yaşıyoruz. Yoksul çocukları çete reisi Selim, Aleks’e sığınan kaçak göçmen çocuk, kelime satın alan şair, kanser olan sahibinden dolayı yalnız kalan köpek, o uzun düğün plan sekansı, Arnavutluk sınırının o dehşet görüntüsü, sadece dinleyen hasta anne…hepsi birer fenomen..Hele final sahnesi(otobüs sahnesi) için eleştirmenler ikiye ayrılmış, böyle bir görkemli, Nirvanaya ulaşmış, gizemli ve muhteşem finali Theo ustanın bilinçli bir yaratımı olduğunu savunanlar ile bu müthiş kombinasyonun bir araya gelmesinin tesadüf olduğunu ileri sürenler. Galatasaray hak ederek mi Avrupa kupasının aldı yoksa tesadüf müydü gibi..Söylenecek o kadar çok şey var ki..Bitiriyoruz. İyi ki bu Dünyaya geldin Theo usta, sen giderken çok üzse de eserinle yaşıyorsun.******* (filmin müthiş repliklerini ilave mesajda ekledim)********

    15. AED diyor ki:

      Yorumuma ek, filmin mükemmel replikleri

      ***** Anne ile konuşma neden, anne…
      neden hiç bir şey beklendiği gibi olmadı neden?
      neden çürüyüp gider insan sessizce…
      acıyla ihtiras arasında parçalanarak?
      ben neden hayatımı sürgündeymiş gibi geçirdim?
      kendi ana dilimi konuşma şansım varken, neden bu kadar seyrek döndüm ülkeme? kendi dilim varken hala kayıp kelimeleri bulabilecek ya da sessizliğin içinden unutulmuş kelimeleri çıkarabilecekken neden sadece ve sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? neden? söyle bana, anne… insan neden öğrenemez sevmeyi?

      ***** zaman nedir? “dedeme göre zaman bir çocukmuş.. ve sahilde iskambil oynarmış..”

      ***** “gözlerim kapalı sana bakıyorum.. kulaklarım mühürlü seni dinliyorum.. ağzım yok ama sana yalvarıyorum..

      “***** yarın ne kadar sürer ? Sonsuzluk ve bir gün kadar*****

      Arkadaşlarının ölen çete reisi Selimin arkasından söyledikleri *****

      hey! Selim bu gece bizimle olamaman ne acı
      hey! selim korkuyorum selim deniz çok büyük gittiğin yerde bizi ne bekliyor selim? gideceğimiz yer neye benziyor? ya orada da dağlar, vadiler polisler, askerler varsa…
      biz hiç geriye bakmadık şimdi tek görebildiğim deniz uçsuz bucaksız deniz…
      gece annemi gördüm rüyamda kapının eşiğinde duruyordu gözyaşlarıyla noel’di ve çanlar çalıyordu dağların üzerinde karlar vardı keşke burada olsaydın bize eskisi gibi limanlardan Marsilya’dan, Napoli’den Şu koca dünyadan bahsetseydin
      hey! selim, anlat, anlat bize şu koca dünyayı…
      hey! selim, konuş, konuş bize…****

      nasıl görünüyorum?
      bir yaz günü kadar güzel.
      ona gözden ibaretmişim gibi baktım. ona elden ibaretmişim gibi dokundum.*****

    16. Havin Gül diyor ki:

      Uzun zamandır bu siteyi takip ediyorum, hiçbir yerde bulamadığım filmleri burada izleme imkanı buldum. Teşekkürler ESKO… Ama bir şeyi söylemeden geçmeyeceğim son zamanlarda yeni filmler yüklemiyorsun, bazı yönetmenlerin başyapıtları burada yer almıyor. Türk sinemasının kaliteli filmleri burada yer almıyor, son zamanlarda pek kimse film izlemiyor galiba, yorumlarını takip ettiğim bazı sinemasever arkadaşların yorumlarını göremiyorum( örneğin Özkan Durak). Sizden bir isteğim var Puslu Manzaralar filmini yükler misiniz? Yoruma cevap bekliyorum sevgili Esko…

    ''Eternity and a Day (1998)'' Filmi Hakkında Yorum Yapabilirsiniz

       DİKKAT: Yorumu göndermeden önce kutuyu işaretleyiniz!   

      Yönetmenler

    
    Histats