Le retour de Martin Guerre (1982)

Orta Çağ’da, Martin Guerre, savaş yüzünden çocukluğundan beri görmediği, Fransa’nın göbeğinde yer alan kasabasına döner. Kimse onu tanıyamaz ve çocukluğunda onu bilen insanlar, onun Martin olduğundan şüphe etmektedirler. Ancak Martin ailesi ve arkadaşları hakkında her şeyi bilmektedir, en ilginç ve sıradışı şeyleri bile. Kasabaya gelen bu adam gerçekten Martin Guerre midir?

Martin Guerre’in Dönüşü – Le retour de Martin Guerre (1982)
The Return of Martin Guerre (1982) on IMDb

Yönetmen: Daniel Vigne
Tür: Biyografi, Suç, Dram, Tarihi, Gizem, Romantik
Türkçe Altyazılı
Ülke: Fransa
Yapım Yılı: 1982
Gösterim tarihi: 14 Mayıs 1982 (Fransa)
Yazar: Jean-Claude Carrière, Janet Lewis, Daniel Vigne
Filmin Süresi: 2 saat 3 dakika
Oyuncular: Gérard Depardieu, Nathalie Baye, Maurice Barrier, Bernard-Pierre Donnadieu, Isabelle Sadoyan, Rose Thiéry

Dikkat: VİDEO AÇILMIYORSA, SAYFANIZI YENİLEYİP TEKRAR DENEYİN, AÇILACAKTIR.

6 Yorum

  1. Pierre dedi ki:

    Voltaire’in eleştirileriyle bir devrimin fitilini ateşlediği zamanların Fransa’sından güzel bir dönem filmi.. Tabi ne kadar modern olursa olsun bana göre insan yine vahşi, her daim vahşi..

  2. Nesrin YALIN dedi ki:

    “İnsan”a dair iyi niyetimi yitirdiğim bir dönemdeyim zaten!… :(

    • Yıldırım Karakan dedi ki:

      Cehenneme giden yol bile iyi niyet taşlarıyla döşelidir ; Dante, Sevgili dost sayın sitedaşım Nesrin Yalın ,sizin gibi iyi niyetli yürekli insanlarda ne iyi niyetler ne güzel düşünceler bitmez bitmemeli yoksa hayata ve insana dair umutlar ve ümitlerimizde biter her zaman yüreklerde iyiyi ve güzeli aramaya dair umutlar yeşersin bütün insanlık için önceliklede güzel yurdumuz ve insanlarımız için sevgi ve saygılarımla.

      • Nesrin YALIN dedi ki:

        Çoookk teşekkür ederi sevgili sinedostum (Aytekin Baki’nin tabiri) Yıldırım Karakan. İnsanın bazen gittiği yerlerden geri çağrılması gerekiyor, siz onu yaptınız. Memlekete gelince…
        Yurdum! Türkiye’m,
        “Ağladığım senin içindir
        Güldüğüm senin için
        Öpüp başıma koyduğum
        Ekmek gibisin.”
        demekten başka bir şey gelemiyor elimizden…

  3. Yıldırım Karakan dedi ki:

    Sevgili Nesrin Yalın , güzel cevabınıza eklediğiniz dörtlüğe bianen bende 1965 de yazılmış pek tanınmayan bir şairin bana göre günümüzü ve acıları yansıtan çok güzel ve birazda uzun bir şiiriyle yanıt vermek istedim

    Onlar
    Bağ bozumuna gider gibi
    Ellerinde sıcaklığı karılarının
    Dudaklarında vatan türküleri
    Ve dağınık saçlarında rüzgar
    çekip gittiler
    Katar katar.

    Yeni dostlar tanıdılar karavagonda
    Tarlalara bakıp
    Dert yandılar memleket hasretinden
    Ve bir tünelin kara ağzında
    Görünmez oldular

    Çiçek açmış nar ağacı gibi
    AL ,al oldu göğüsleri
    Saçlarının en güzeli
    Tel örgülerde kaldı

    Vesikaya bağlı değildi
    Taş yemek
    Toprak yemek
    Mermi yemek
    Yediler deşilen gövdelerinden
    Bağırsakları sarkıncaya dek

    Ceplerinden çıkardıkları resimlere
    Bakıp bakıp da
    Dediler : neylersin karıcığım ,
    Ölümde varmış kaderde;
    Pençe pençe
    Kanları yerde
    Kardeş kardeş uyudular
    Kolları , bacakları
    Başka siperde

    Anlatıyordu bu adam
    Harbe dair
    Yüzüne yamanmış barut yanığı
    Sağ kolu bir cephede
    Ve bir cephede ayağı.

    Onlar
    Dağınık saçlarında rüzgar
    Çekip gittiler katar katar.

    Biz böyle yaşadık adaşım
    Senden ne haber.

    Harp Poemi Zafer Hüsnü Taran

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir