Potemkin Zırhlısı Filmini izle


  • Film izle
  • Potemkin Zırhlısı Filmini izle
Potemkin Zırhlısı Filmini izle

Potemkin Zırhlısı, The Battleship Potyomkin, Bronenosets Potyomkin
Hazırlayan:EsKO
Filmin Yönetmeni: Sergei M. Eisenstein
Filmin Türü: Dram, Tarihi, Savaş
IMDB Puanı: 8.1
Yapım Yılı: 1925
Ülke: Sovyetler Birliği
Yayınlanan Tarih: 24 Aralık 1925
Senaryo yazarı: Nina Agadzhanova, Nikolai Aseyev, Sergei M. Eisenstein
Türkçe Altyazılı
Başrol Oyuncuları: Aleksandr Antonov, Vladimir Barsky, Grigori Aleksandrov, Ivan Bobrov, Mikhail Gomorov, Aleksandr Levshin, N. Poltavseva, Konstantin Feldman, Prokopenko, A. Glauberman, Beatrice Vitoldi, Brodsky, Julia Eisenstein, Sergei M. Eisenstein, Andrei Fajt, Korobei, Marusov, Protopopov, Repnikova, Vladimir Uralsky, Zerenin, Aleksanteri Ahola-Valo

Dünya sinemasının başyapıtları arasında, tüm zamanların en önemli filmi olan Potemkin Zırhlısı; 1905 devrimi yansıtan devrimci bir film olmasının yanında, büyük usta Eisenstein’ın sinema sanatında devrim yaratan bir çalışmasıdır.
Potemkin Zırhlısı’nda, tarihin en baskıcı rejimlerinden Rus Çarlığına karşı halkın ayaklanması ve dayanışması yalın ama sarsıcı bir dille anlatılmaktadır…

Eisenstein, Potemkin Zırhlısı’nda, sinema tarihinde bir ilki gerçekleştirdi ve filmin baş kahramanı olarak “yıldızlar” yerine, halk kitlelerini seçti. Bolşevik devrimi, sanatın tüm alanında olduğu gibi, sinema sanatında da büyük bir canlanma yarattı. Ve çeşitli sinema akımları bu dönemde özgün örneklerini sundu. Sinema ustası Dziga Vertov’un sinema kuramı ve biçemi Sinema-Göz’e karşı Einsestein, Sinema-Yumruk kuramını geliştirdi ve ilk örneğini Potemkin Zırlısı’yla verdi…

Sinema tarihinde yenilikçi kurgusu biçemi ve anlatımıyla bir devrima olarak nitelenen bu yapım, 1926 kurgusunun bestelerini yapan Edmund Meisel’in müzikleriyle daha bir büyüyor…











“Potemkin Zırhlısı Filmini izle” için 21 Yorum

  1. ÖZKAN DURAK diyor ki:

    Sergei M. Eisenstein montajın babası, ışıklandırma ve kurgu. Sinemaya dahil ne varsa onun sayesinde sinemaya girmiştir. Korkunç İvan’ı kim unutabilir, avangard tiyatrodan mekan ve kurgu açısından kısıtlamamak için sinemaya adım atınca artık sessi film için kurgu dönemi başladı.Grev filmi, Viva Meksika (yarım kalan filmleri,Hollywood için film çekememiştir) sinemanın kuramı açısından emekleyen sinemayı ayağa kaldıran adam.Odessa merdivenlerindeki sahneyi kim unutabilir, ‘Film Biçimine Diyalektik Bir Yaklaşım” makalesi kuramsal açıdan önemlidir.Yüzyılın 10 filmi arasında her zaman yerini almış bu film Çarlık Rusya’sı için yaşanmış gerçekçi ögeleri barındıran Sovyet yapımı bu film Edmund Meisel’in müzikleriyle çarpıcı ve içten….Teşekkürler Sevgili Esko…

  2. onur binbir diyor ki:

    gerçekten muhteşem esko tşkler

  3. Faruk Osmanpasaoglu diyor ki:

    Bu filmi senfoni orkestrası eşliğinde İstanbulda seyretmiştim. Bizlere tekrar seyretme olanağı sunduğunuz için sonsuz teşekkürler

  4. DEVRİM YAKIN diyor ki:

    bayıldım. DEVRİM için canını verenler ölümsüzdür

  5. betul diyor ki:

    savaşlar, sefalet ve sınıf ayrımı gibi insanlığa yakışmayan temaların üzerine mükemmel bir film. yapım yılı 1925, yani daha ıı. dünya savaşı yok. nazi partisinin güçlendiği yıllar. filmi seyredince belki de buradaki bir çok kişinin o savaşta ölmüş olabilecekler geldi aklıma. dünya tarihi utançlarla dolu maalesef. sorunsuz izledim, tesekkurler EsKO

  6. uğur diyor ki:

    çok teşekkürler. inanıyorum ki devrim yakındır, sadece orda olduğu gibi değil, sadece bizim ülkemizde değil, bütün dünyada. ırkların, dinlerin, sınırların, renklerin bizleri ayırmadığı, sadece insanca yaşamak isteyenlerin para babalarına, gözünü kan bürümüşlere karşı yapacağı devrim yakın, inanıyorum çok yakın.. dünyanın bütün işçileri, birleşiniz!..

  7. alankozlu jusuf diyor ki:

    escocan seyredemiyorum,film donuyor.bilgine

  8. Bugra Yilmaz diyor ki:

    Linkler kirik izlenilmiyor ne yazik ki.

  9. sinem topcu diyor ki:

    Linkler izlenmiyor ..

  10. Gül diyor ki:

    Lütfen yeinilermisiniz

  11. EsKO diyor ki:

    Filmin linkleri yenilenmiştir.

  12. Na-mekanHiç diyor ki:

    sınıf ayrımı için devrim ama o zaman da devrimci sınıfı doğacak. bırakın bu ucuz tatavaları. İnsan sevgisi, cana hürmet olacak. Ego merkezli, ben merkezli, kendini öne çıkarmaya yönelik her düşünce, tutum, tavır, davranış veya devinim mutluluk getirmez. Çünkü ego ve ben daha büyür. Zen ustasının yanına biri gelip aşağıya oturmuş. daha alçak gönüllü geçinen daha aşağıya. Üstat demişki bırakın bunları o zaman bir diğeri de çukur kazıp daha aşağıya oturur. şekilden sıyrılıp öze dönmedikden sonra her kavram boştur. Dinde böyledir. Özü unutup şekille ilgilenir. ego tatmin edilir. o yüzden görüyorumda iyi bir film izlerken bile ego konuşmakta. devrim, işci sınıfı hölö hödü. ne yani ellemi kazalım yol ve baraj yapılırken. memur sınıfı devrim yaparsa ne olacak. kadın sınıfı. tabi canın biz anlamadık. sen anladın. benlik varsa ne sınıfı ne ideali ne kavramı olursa olsun, istediği kadar ulviyet barındırsın boştur. benlik. benlik ama beni egoyu şişirmek. allah allah işcı sınıfı geldi. her insanın bir yeteneği bir ideali vardır. maden den kömür mü çıkartacan işçi sınıfıymış. kuru tatava.

  13. Na-mekanHiç diyor ki:

    dünyanın işçileri birleşin. vay be….gerçeğe cağrı cilt 1 temel kavramlar. eline sağlık esko film güzel vesselam. işçi sınıfı gelip patronların kafasına çivimi çakacak. bumu yakın. kin öfke kokan, intikam kokan hiç bir şey(an cak şey denir) ideal olamaz. Hiç bir amaca kin ile öfke ile, nefret ile, insana saygısızlık ile ulaşılmaz. Önce insanları tek sınıf göreceksin. insan. ha yanlışlarla uğraş organize ol. ama tatava yapma. etiket yok. işçi sınıfı. Allah allah. sanır sın hacı, 1920 lerde yaşıyor.

  14. Na-mekanHiç diyor ki:

    bir başkasıda bayılmış. ” DEVRİM için canını verenler ölümsüzdür” diyor. vay be.. ne kadar bir şeyleri devirmeye meraklıyız. devireceksiniz EGONUZU BENLİĞİNİZİ DEVİRİNİZ.

  15. Na-mekanHiç diyor ki:

    En büyük savaş egoyla yapılan savaştır. Çünkü dünyadaki her kötülüğün temeli bu EGO denen içteki düşmanın dürtülerinin peşinden gidilmesidir. Aklınız gelen gelemeyen her kötülüğün. Önce sen EGOnu devir, insan sevgisiyle dol, sonra örnek ol, şefkat dolu ol. devrim budur işte, bunu yaymaya çalış. devrim yapacakmış. metroya indiğinde 100 defa arkana bakıyorsun. sen kendine dikkat et ağaç filan devirme tabiata ve insana saygı ve sevgi dolu ol bırak bu kuru Tatavaları.

  16. Na-mekanHiç diyor ki:

    “DEVRİM için canını verenler ölümsüzdür” yoruma bak. insanlığın tarihi milyonlarca yıl. Kaos bitmedi. bitmezde çünkü BEN diyorki DEvrim yap sen gel. BENLİK. heraklas ne diyor felsefe okulunun kapısınada yazmış: kendini bil. Yunus ne diyor. kendini bilmez isen ya nice DEVRİM yapmaktır. EGONU ve NEFSİNİ devir. Sonra tevazuyla, sevgiyle yanlışların üzerine git. yoksa eline orak çekiç alıp bir şey yapamazsın. bir başkasıda tırmık ile balta alır. Çünkü onun BENLİĞİ ve EGOSU daha büyüktür belki o daha iyi DEVRİM !! yapacaktır. Öyle ya . o zaman işte teknolojik silahla yok olursun. işçi ir orak yapıncaya kadar, bilgisayar destekli lazer silahla senin o elindeki orak kolunla beraber kesilir.NİYE : Çünkü onun BENLİĞİ daha büyük o yüzden daha çok çalışmış daha acayip bir silah yapmış. DEVİRMİYOR yok ediyor. Çünkü EGO büyük. ….tabi ki anlamazsın. oda anlamıyor zaten. Ülke bazında, toplum bazında, aile bazında böyle. her kes cana kıyı yor. niye çünkü EGOSU tatmin değil. BENLİĞİNİN istediği olmamış. O zaman yok edecek. insan olmaya uğraş, bırak işçi olmayı….

  17. AED diyor ki:

    Arkadaşımız (namekan..) antikomünizmin doruklarında coşmuş da coşmuş..Tezi aslında iki cümle: Tüm kötülüklerin anası insan benliğidir, sosyalizmde de sadece benlikler değişir..Cehalet bu ya, sanki dünyada emperyalizm, sömürü, yeniden paylaşım savaşları yok, Sanki insan benliğini, yaşadığı somut şartlar meydana getirmemiş..Sanki sınıfsız toplumun esas amacı insanı değiştirmek değilmiş gibi..Dedik ya karalama hırsı cehaletle birleşmiş..Ne yapalım işin alfabesine kadar ineceğiz..

    İnsan benliği soyut bir kavram değildir ve gökten zembille de inmemiş, tanrıların değişmez buyruğu değildir. Her insanın kişilği (benliği, fıtratı, doğası ne derseniz deyin) yaşadığı toplumsal çevrenin bir diyalektik sonucudur. İnsanın özündeki bencillik, ve tatmin isteyen egosu, hep sınıflı toplumlarda yaşamış olmaktan karakterize olmuştur, sanıldığı gibi sosyalizmin amacı, üç beş işçinin erkonomik refahını artırmak değildir, insanın bizzat kendisini değiştirmektir..Anlamayanlara ortaokul seviyesinde
    bir örnek verirsek, bir odaya 10 çocuğu toplayın 10 da oyuncağı odaya atın kapıyı kapatın, sonra izleyin, en kuvvetli 2-3 kişi oyuncakları tekeline alır çoğunluk oyuncaksız kalır, kin kavga döğüş her an yaşanabilir, hepsi de mutsuzdur, çünkü paylaşım yoktur, oyuncakları elinde tutan azınlık bile gerilimlidir çünkü konumunu korumak zorundadır. Aynı olayı 10 çocuğa derseniz aynı çocukların mutluluk için oyuncakları paylaşarak oyun oynadıklarını görürsünüz. Bu kadar basittir aslında..Zamanla da bu çocukların egosunun paylaşımcılığa doğru değiştiğini de görürsünüz.Bu örnekler test edilmiştir.

    Tekrar edelim insan değişmez karakterli kötü bir canlı değildir.yeter ki biz insanların konumlarını değiştirebilelim.Bütün dünyadaki mücadelelerin aslında özü de oyuncakların paylaşımı meselesidir.

    Çok da uzatmaya gerek yok, amaç antikomünizm olduğu için şimdi de benzeri hönkürmeler gelecektir, ama sabırlıyız onlara da gereken cevabı vereceğiz.

    • Aytekin BAKİ diyor ki:

      Sayın Durak film ve Eisenstein hakkında gerekli bilgilerin tamamını çok net bir dille aktarmış,sinema bilgisi ve kültürünü bizlerle paylaştığı için samimiyetle teşekkür ederim kendisine,değerli yorumları ve bilgilendirmelerini zevkle takip ediyorum..Eklemek istediğim ayrıntı şudur ki”Potemkin Zırhlısı” böyle bir olaya karışmamıştır ve Bolşevik Devrimi de ordu tarafından falan başlatılmamıştır.Bu tüm yenilikçi yaklaşımı ve sinemada yarattığı çok önemli teknik kullanımlar dışında çok belirgin olarak görüleceği üzere bir “ajitasyon-propaganda” filmidir.Tutunmaya çalışan SBKP yönetimi tarafından ısmarlanmış bir filmdir.Aynı “Bir ulus doğuyor” ve/veya “Batı Nasıl Kazanıldı” gibi.Aynı kategoriye koyduğum sanılmasın,sadece filmin toplumsal mekanizmasını vurgulamak istedim,kesinlikle saygıyı hakeden ,kamera,hareket,ışık ,oyuncu kullanımı ve kurgusuyla çığır açan bir filmden söz ettiğimin farkındayım. Ayrıca “mekansız” bey’e verdiği yanıtta kullandığı dil ve akıl yürütme biçimi ayrıca sosyal bilimlere olan hakimiyeti ile alkışlarımı ve övgülerimi de AED dostuma sunmak isterim….”Felsefenin Sefaleti” ile Engels tarafından yerden yere vurulmasına rağmen yine de değerli bir felsefeci olan Proudhon’un ölümsüz cümleleri ile selamlıyorum kendisini.. “MÜLKİYET HIRSIZLIKTIR”

  18. emin diyor ki:

    Film gerçekten çok etkileyici.Film, izleyicileri geçmişin derinliklerine sürüklüyor.geçmişte yaşanan önemli olayları belgesel tadında bir film ile izleme şansı buluyoruz.Filmin yönetmeni Sergei M. Eisenstein gerçekten bütün övgüleri hak ediyor.Böylesine önemli filmleri sitenizde yayınladığınız için size yani emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

  19. AED diyor ki:

    Sevgili EsKO,

    Böyle bir başyapıtın yanında, Korkunç İvan, Marketa Lazrova ve Shadows of Forgotten Ancestors (Tini zabutykh predkiv) (1965) filmlerini de tabi ki görmek isteriz,
    bilindiği gibi bunlar da başyapıttır ve hiç bir sitede yer almamaktadır. Sevgiler

  20. danışman diyor ki:

    Fİlm güzel de sitenizden kalkmış görünüyor.
    Linki yenilerseniz, izleme şansı bulabiliriz sitenizden.

''Potemkin Zırhlısı Filmini izle'' Filmi Hakkında Yorum Yapabilirsiniz

   DİKKAT: Yorumu göndermeden önce kutuyu işaretleyiniz!   

    Yönetmenler


Histats