Saving Private Ryan (1998)


Saving Private Ryan (1998)

Saving Private Ryan, Er Ryan’ı Kurtarmak
Hazırlayan:EsKO
Yönetmen: Steven Spielberg
Ülke: ABD
Filmin Türü: Dram, Savaş
Türkçe Dublaj
Normandiya çıkartmasının yapıldığı 6 haziran 1944 günü küçük bir askeri birliğe farklı bir görev verilir. Düşman bölgelerine sızarak paraşütçü er James Ryan’ı kurtaracaklardır. Çünkü 4 çocuk annesi bir kadın, diğer 3 çocuğunu savaşta kaybetmiştir ve son çocuğunu da kaybetmek istemiyordur. Washington’ın emri kesindir. Kadının oğlu bulunacak ve sağ olarak getirilecektir. Yüzbaşı Miller’ın askerleri bir yandan tehlikelere göğüs gererken bir yandan da emri sorgulamaktadır. Bir insanın hayatı sekiz insanın hayatını tehlikeye atmaya değer mi?

Yapım, 1999′da aday olduğu 11 daldan, aralarında en iyi yönetim ve en iyi görüntü yönetiminin de olduğu 5 dalda Oscar ödülünü almıştı…

Saving Private Ryan (1998) on IMDb
Yapım Yılı: 1998
Gösterim Tarih: 11 Eylül 1998
Senaryo: Robert Rodat
Filmin Süresi: 169 Dakika
Oyuncular: Tom Hanks, Matt Damon, Vin Diesel, Tom Sizemore, Edward Burns, Barry Pepper, Adam Goldberg, Giovanni Ribisi, Jeremy Davies, Ted Danson, Paul Giamatti, Dennis Farina, Joerg Stadler, Max Martini, Dylan Bruno, Daniel Cerqueira, Demetri Goritsas, Ian Porter, Gary Sefton, Julian Spencer, Steve Griffin, William Marsh, Marc Cass, Markus Napier, Neil Finnighan, Peter Miles, Paul Garcia, Seamus McQuade, Ronald Longridge, Adam Shaw, Rolf Saxon, Corey Johnson, Loclann Aiken, John Barnett, Maclean Burke, Victor Burke, Aiden Condron, Paschal Friel, Shane Hagan, Paul Hickey, Shane Johnson, Laird Macintosh, Brian Maynard, Martin McDougall, Mark Phillips, Lee Aaron Rosen, Andrew Scott, Matthew Sharp, Vincent Walsh, Grahame Wood, John Sharian, Glenn Wrage, Crofton Hardester, Martin Hub, Raffaello Degruttola, Nigel Whitmey, Sam Ellis, Erich Redman, Tilo Keiner, Stephan Grothgar, Stephane Cornicard, Michelle Evans, Martin Beaton, Anna Maguire, Nathan Fillion, Leland Orser, Michael Mantas, David Vegh, Ryan Hurst, Nick Brooks, Sam Scudder, John Walters, Dorothy Grumbar, James Innes-Smith, Harve Presnell, Dale Dye, Bryan Cranston, David Wohl, Eric Loren, Valerie Colgan, Amanda Boxer, Harrison Young, Kathleen Byron, Rob Freeman, Thomas Gizbert, John de Lancie, James Embree, Declan Geraghty, Taylor Murphy, Abbe Muschallik, Nina Muschallik, Paul Sacks, Mac Steinmeier, Vincent Ventresca



Diffusé par Adcash





  • Duel (1971)
  • Amistad (1997)
  • Schindler’s List (1993)
  • Munich (2005)
  • Angels And Demons (2009)
  • 

    “Saving Private Ryan (1998)” için 17 Yorum

    1. ramazan diyor ki:

      ESKO kardes er rayn tamam cok harıka bır savas fılmı tartısılmaz ama haftalardır yenı savas fılmı yuklemıyorsun belkı unutmussun dıye soyluyorum okE !

    2. kenan pala diyor ki:

      Mükemmel bir filim. İlk yarım satlik bölümü başlı başına bir başyapıt. Onu izledikten sonra, yüreğiniz hala sağlamsa filme devam edebilirsiniz. Tom Hanks’in en iyi performansı. İkinci Dünya savaşı ve genelde savaş üzerine yapılmış en iyi bir kaç filimden biri. Spilberg’in başyapıtı. Unutulmaz, unutulmasına imkan olmayan, her sahnesi beyinlere kazınan çok güçlü bir filim. Tam bir insanlık komedyası. İzleyenler bir kere daha mutlaka izleyecek. Arşiv yapanlar kaydedecek. İzlemeyenlerse mutlaka izlemeli. Mutlaka, ama mutlaka izlemeli. Hele savaş tamtamlarının çaldığı şu günlerde herkesin izlemesi lazım bu filmi.

    3. duygusuuz diyor ki:

      GERÇEKTEN MÜKEMMEL BİR FİLM YA 2. KEZ İZLEDİM TOM HANKS IN FILMLERI ZATEN HEP GÜZEL OLUYOR IZLEMEYENLERE TAVSIYEDIR…

    4. Erhan ÇOLAK diyor ki:

      gercekten harıka bı fılım kacıncıya ızledıgımı hatırlamıyorum ama yek kelımeyle harıka herdefasın da ızledıgımde o nernılerı goturmeyen askere nekadar kurur etsem de :)) ızkenekten bıkmıyorum herlesınde ızlemesını tafsıye ederım ılklerde dvd sını almıstım ızlemekten artık okumuyo :)) sımdı burdan devam :)

    5. mesutcivil diyor ki:

      cok.mükkemmel.harika.film.10.numara.film

    6. Nesrin YALIN diyor ki:

      Bu filmin ilk yarım saatinde bir çok izleyicinin salonları terk etmesi haberlere konu olmuştu. İzleyince pek de reklam kokan bir durum olmadığı anlaşılıyor elbet. Konusu, yönetimi,oyuncuklarıyla muhteşem bir film !

    7. MUZAFFER SARACOGLU diyor ki:

      tesekkürler güzeldi

    8. fearless diyor ki:

      Kenan kardeşe katılıyorum. film budur böyle yapılır.

    9. Kerem diyor ki:

      Spielberg’in iyi bir yönetmen olduğunu bilmeme rağmen kendisini sevemedim gitti. Bunun nedeni sanırım Amerikan kapitalizminin uslu çocuğu yönetmeni olmasından kaynaklanıyor. Yani, zihniyet dünyası olarak klasik bir Amerikalı yönetmen. Yani klasik bir Holivud yönetmeni. Yaptığı filmlere yönetmenlik açısından bakarsanız “çok muhteşem” olduğu izlenimine kapılabilirsiniz. Ama zihniyet olarak çok sorunlu. Bir defa bu filmde yine dönüp dolaşıp “Amerikan kahramanlığı” çıkarıyor ortaya. Oysa benim bildiğim ve okuduğum kadarıyla, İkinci Dünya Savaşı’nda bir kahramanlık aranacaksa, o kahramanlığı Ruslar ve İngilizler göstermiştir. Amerikalılar kahramanlığın kenarından bile geçmemiştir. Kaldı ki, bildiğini üzere ABD savaşa çok çok sonra zinde bir güç olarak katılmıştır, ama savaşın sonucunu ve kaderini belirlediği için öne çıkmıştır. Diğer ülkeler yıllar yılı savaşta iken ABD ortalarda bile yoktu. Zaten kinci Dünya Savaşı istatistiklerine bakarsanız, -yanlış hatırlamıyorsam- en büyük kaybı Ruslar, ondan sonra Almanlar vermiştir ve ABD’nin ölen asker sayısı devede kulak bile değildir. Dolayısı ile İkinci Dünya Savaşı’ndan Amerikan kahramanlığı çıkarmak iğrenç bir şeydir ve Spilberg de iğrençtir zaten. Nokta.

    10. Kerem diyor ki:

      İkinci bir şeye dikkatinizi çekeyim: Bakın dikkat ederseniz Spielberg bu filmi ABD perspektifinden yapmıştır. Oysa dediğim gibi İkinci Dünya Savaşı’nda ABD’nin fazla bir yeri yoktur. Mesela kalkıp Ruslar ya da İngilizler ile Almanlar arasında yaşanan savaşı konu alsaydı, saygı duyabilirdim. Oysa yıllar yılı savaşın kenarında bile olmayan, son olarak Japonlar’ın tepesine atom bombaları atmak gibi en aşağılık şeyi yapan Amerika’yı savaşın ana oyuncusu gibi ele alıp işlemek alçaklıktan başka bir şey değildir. Filmdeki zihniyet sorunu budur. Diğer taraftan, İkinci Dünya Savaşı durdurk yerde zevk için başlamış değildir. Aslında sosyalist Rusya’ya karşı el altından faşist Hitler’i destekleyen İngiltere gibi ülkeler, daha sonra Hitler Almanyası’nın yayılmacılığından ürkünce ve Almanya’nın hedefi olunca, mecburen Almanya’ya karşı savaşmak zorunda kalmışlardır. İkinci Dünya Savaşı’nın bu arka planı nedense hiç konu edilmez. Zevk için çıkarılmış bir savaş gibi işlenip durulur.

    11. kenan demir diyor ki:

      Sinema tarihinden 20 seçmece savaş filmi -tamamen özneldir-

      1-All Quıet On The Western Front-Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok
      Lewis Milestone-1930

      2-Paths of Glory-Zafer Yolları
      Stanley Kubrick-1957

      3-The Human Condition-İnsan Manzaraları
      Masaki Kobayashi-1959

      4-The Tin Drum-Teneke Trampet
      Volker Schlöndorff-1979

      5-The Cross of Iron-Demir Haç
      Sam Peckinpah-1977

      6-Apocalypse Now-Kıyamet
      Francis Ford Coppola-1979

      7-İvanovo Detstvo-İvan ın Çocukluğu
      Andrey Tarkovski-1962

      8-Full Metal Jacket-Metal Saplı Kurşun
      Stanley Kubrick-1987

      9-Come and See-Gel ve Gör
      Elem Klimov-1988

      10-Platoon-Müfreze
      Oliver Stone-1986

      11-Schindler s List-Schindler in Listesi
      Steven Spielberg-1998

      12-Stalag 17-Casuslar Kampı
      Billy Wilder-1953

      13-Army of Shadows-Gölgeler Ordusu
      Jean-Pierre Melville-1969

      14-M.A.S.H-Cephede Eğlence
      Robert Altman-1970

      15-1941-
      Steven Spielberg-1979

      16-Das Boot
      Wolfgang Petersen-1979

      17-The Bridge On the River Kwai-Kwai Köprüsü
      David Lean-1957

      18-Born On the Fourth Of July-Doğum Günü 4 Temmuz
      Oliver Stone-1989

      19-The Thin Red Line-İnce Kırmızı Hat
      Terrence Malick-1988

      20-Inglouriaus Basterds-Soysuzlar Çetesi
      Quentin Tarantino-2009

      listem 50 filmdi ama yazması zor geldi

    12. kenan demir diyor ki:

      Kerem haklı,filmden, teknik gövde gösterisini çekersen geriye iğrenç bir amerikan şovenizmi kalıyor.

    13. Yıldırım Karakan diyor ki:

      Kerem,in eleştirilerine katılıyorum olaya sadece politik değil sanatsal olarak baksak bile bu film en iyi yüz savaş filmi arasına giremez bile benim yorumum tabiki çok önemli rus yönetmenlerin filmleri vardır 2 .ci dünya savaşı konulu bu onların yanında çerez kalır ancak genele bakacak olursak Masaki Kobayashi , nin İNSAN MANZARALARI serisi sadece savaş filmi kategorisinde değil genel olarakda dünyada gelmiş geçmiş en iyi filmdir, bir örnek vermek gerekirse Jean Jackues Annaud , un yönetmenliğini yaptığı , Jude Law , Ed Harris gibi oyuncuların olduğu KAPIDAKİ DÜŞMAN bile bu filme on basar her yönden.

    14. Kerem diyor ki:

      Az önce, değerli ESKO ve değerli Kenan Demir arkadaş sayesinde iki savaş klasiği film daha izledim. Teşekkür ederim. Ve izin verilirse savaş ve savaş filmleri hakkında birkaç şey daha söyleyeyim.
      Teknolojinin tüm olanaklarının kullanıldığı ve Spielberg’in yönetmen ustalığını konuşturduğu bu film savaş hakkında en kıytırık filmlerden biridir aslında. Anlattığı hemen hiçbir şey yoktur.
      Savaş nedir? Askerlik nedir? İnsanlar niye askerliğe zorlanır? Normal hayatta yapmak istemediğiniz bir şeyi yapmazsınız. Ta ki, sizi zorlayan bir unsur veya sizi tehdit eden bir şey yoksa. Eğer birisi kafanıza silah dayamışsa, size yapmak istemediğiniz bir şeyi yaptırabilir. Kubrick’in Zafer Yolları filminde de görülebileceği gibi, askerlik kafanıza dayatılmış ve sizi yapmak istemediğiniz şeyleri yapmaya zorlayan bir silahtır aslında.
      Savaş aslında, politikanın şiddet unsurları ile gerçekleştirilmesidir. Size şöyle anlatayım. !980 askeri darbesi olduğunda, İşverenler Sendikası başkanı Halit Narin, “Bugüne kadar işçiler güldü, bundan sonra gülme sırası bizde” demiştir. Neden? Çünkü işçiler grev yapıp daha çok hak aldıkça, işverenin, yani patronun kârı, yani elde ettiği kazanç azalmaktadır. 1980 faşist darbesi ile, asker sokağa salınmış, bütün işçi hareketleri ezilmiştir. Yani mesela, içlerinde bazı işçilerin çocukları da bulunan asker eli ile işçi hakları yok edilmiştir. Zaten politika, örgütlenip birlikte hareket edebilenlerin çıkar çatışmalarını ve kimi kesimlerin çıkar hesapları içinde ve örgütlü biçimde yaptıklarını ifade etmektedir.
      Amerika destekli 12 Eylül faşist darbesinde askerler sokağa “vatan için” diyerek salınmıştır. Oysa gerçekte en ufak bir ilgisi bile yoktur.
      Amerika, Ortadoğu’ya yönelik politikalarını nasıl hayata geçirmektedir? Cevap basit: Askeri gücü ile. Amerika’nın bir askeri gücü, korkutucu silahları olmasa, kim takar Amerika’yı, söyler misiniz? Suudi Kralı mesela, kendi koltuğunu korumak, krallığını sürdürmek için, Amerika’nın Arabsitan’a da “demokrasi” getirmemesi için, ABD ne isterse yapmakta, ABD’nin emir eri gibi davranmaktadır. Bunun karşılığında krallığını ve saltanatını sürdürebilmektedir. Politika budur işte.
      Türkiye… Okumuşsunuzdur, biliyorsunuzdur şu Suriye’ye doğru gönderilen silah yüklü TIR’lar meselesini. Neden? Çünkü RTE de, kendi çapında ilahla politika yapmak ve Suriye’de müslüman kardeşlerini işbaşına getirip, egemenlik alanını genişletmek, dünyada daha da güçlü bir konuma yükselmek istemekte, bunun hırsı ile yanıp tutuşmaktadır. En azından şunu düşünün: Çankaya Köşkü’nü niçin yeterli görmeyip kendisine bizim cebimizden milyonlarca dolara AKSARAY yaptırmıştır? Yani, eğer biraz da bilgi ve medeniyet seviyesi zayıf ise insan dediğimiz şey asla doymayan aç gözlü bir varlıktır. “Diktatör Esad” filan tabii ki sadece bahanedir. Birlikte kameralara gülücükler içinde ve “kardeşim Esat” diye poz verirken Esat diktatör değildi de, bir sabah kalkınca aniden mutasyon mu geçirip diktatör olmuştur? Dikkat edin, “Suriye’ye girmeyi çok istediği ve ABD’yi de buna ikna etmek için çok çaba sarf ettiği biliniyor.
      Keza Hitler… Polonya’ya canı sıkıldığı için mi saldırdı? O kadar ordu ve silahı hangi amaçla istihdam etti, hangi amaçla üretti? Tanrı bizi Hitler gibi manyaklardan korusun.
      Eğer bu yazdıklarım savaşların neden, niçin, nasıl çıktığı konusunda yeterince aydınlatıcı olmadı ise, daha nasıl anlatılabilir, bilemiyorum.Demek istediğim, savaşlar anlamsız değildir. Savaşlar birer politika ürünüdür, yani çeşitli çıkar hesaplarının sonucudur. “Savaşın anlamsız” bir şey olduğu doğru değildir. Kimileri için çok çok anlamlıdır da, “hadi aslanım, bak şehitlik gibi yüksek bir mertebeye ulaşacaksın, hurilerle buluşacaksın” gibi laflarla kandırılan halk çocukları için tamamen anlamsızdır. Hani bazı Türk filmlerinden de bilirsiniz ya, “hadi aslanım babanın intikamını al, kanını yerde bırakma” diye sizi gazlamaya çalışanın niyeti çok başkadır aslında. İşte onun gibi.

    15. Kerem diyor ki:

      Değerli ESKO, her ne kadar Türkçe anlatan kişinin anlatımı pek iyi olmasa da, aşağıda linkini vereceğim Stalingrad Savunması belgeselini siteye eklerseniz, çoğu savaş filminden çok daha etkileyici ve savaşın bizzat içinde yer almış kişilerin anlatımları bulunan bu belgeselden birçok kişi yararlanma olanağı bulacaktır diye düşünüyorum.
      Sevgi ve saygılarımla mutlu günler diliyorum.
      https://www.youtube.com/watch?v=AuHsl967VWo

    ''Saving Private Ryan (1998)'' Filmi Hakkında Yorum Yapabilirsiniz

       DİKKAT: Yorumu göndermeden önce kutuyu işaretleyiniz!   

      Yönetmenler

    
    Histats