Spring Summer Fall Winter and Spring (2003)


  • Film izle
  • Spring Summer Fall Winter and Spring (2003)
Spring Summer Fall Winter and Spring (2003)

Bom Yeoreum Gaeul Gyeoul Geurigo Bom,
İlkbahar Yaz Sonbahar Kış… ve İlkbahar
Hazırlayan:EsKO
Filmin Yönetmeni: Ki-duk Kim
Filmin Türü: Dram
IMDB Puanı: 8.1
Yapım Yılı: 2003
Ülke: Güney Kore, Almanya
Yayınlanan Tarih: 19 Eylül 2003
Senaryo yazarı: Ki-duk Kim
Türkçe Altyazılı
Başrol Oyuncuları: Yeong-su Oh, Ki-duk Kim, Young-min Kim, Jae-kyeong Seo, Yeo-jin Ha, Jong-ho Kim, Jung-young Kim, Dae-han Ji, Min Choi, Ji-a Park, Min-Young Song

Tabiatın bütün güzelliklerini birarada toplayan bir gölün ortasına kurulmuş yüzen bir ev, yaşlı bir rahip ve yanında ona eşlik eden küçük rahip adayı. Yaşlı rahip, ufak çocuğa nasıl rahip olunacağını inanılmaz bir bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır…

Sessiz olduğu kadar etkileyici ve tam bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… Ve İlkbahar, yönetmen Kim Ki-Duk’un sinemasına dair pek çok önemli ipuçlarını da içinde barındıran bir film…



Diffusé par Adcash





  • Arirang (2011)
  • Bin-Jip (2004)
  • Soom (2007)
  • Hwal (2005)
  • Wild Animals (1997)
  • 

    “Spring Summer Fall Winter and Spring (2003)” için 18 Yorum

    1. uçanların özgürü diyor ki:

      bu siteyi seviyorum, bu filmi izlemeden öleceker içinse üzülüyorum, bu nedenden oturu ılk defa bır fılm ıcın ınsanlar kacırmasın dıye yorum yapıyorum, kim bilir daha nice filmler var adını duymadan öleceğiz=)

      insan ömrü ancak bu kadar güzel özetlenebilirdi, filmi izlediğimde çağrıda habeşistan kralı necaşinin müslümanlara sizinle bizim aramızda buyuk bır fark yok, ancak su cızgı kadar lafı gelmişti aklıma, özünde mesajlar ve hıkmet aynı…

      filmde çocuğun kızı kutsal saydığı heykelın uzerıne oturtması, yanı leylanın mevlanın önüne gecmesı, majid majidinin cennetın rengı fılmınde yuvasından yani cennetten düşen ınsanoglunun tekrar yuvasına dönüşünü anlattıgı sahnesınden berı ızledıgım en ıyı sımgesel anlatım sahnelerınden bırıydı

      daha fazla fılm hakkında yazıp tadını kacırmadan ve uzun yazıp bılgıclık taslamadan sınemayı bır sanat olarak goren sınemaseverlere ıyı seyırler dılerım

    2. saadet öztürk diyor ki:

      İnsan doğasını doğanın en güzel görüntüleriyle anlatan başyapıt düzeyindeki bir film

    3. Ec Ez diyor ki:

      Filmi kontrol eder misiniz, çalışmıyor sanırsam?

    4. orange diyor ki:

      şahsen 2003 yılının en iyi filmi olarak görüyorum. anlatımı, yaklaşımı ile imdb’den aldığı puanı hak ediyor. kimi sahneleri biraz fazla uzatması dışında oldukça kaliteli bir yapım. ileri sarma tuşunu kullanmak zorunda bırakıyor. izlemeyi düşünenlere tavsiye ederim.

    5. Demet Yüksel diyor ki:

      Birer birer derinliğine inilecek çok anlam katmanları var bu filmde. Onca derinliğine rağmen bir o kadar da kalender ve sade… Tıpkı geldiği kültürün iklimi gibi..İnsanın hatalarının hem ne kadar zorlu ve acılı hem de ruhun olgunlaşması için ne kadar da elzem olduğunu gösteriyor. Budizmdeki döngüsel anlayışın (iyinin bir yüzü kötüdür ve birbirine zıt gib görünseler de kavuşma noktaları vardır…vb) gerçek hayatta işleyiş yolculuğunu gösterirken izleyiciyi de yola çıkarıyor… Yolun kendisinin anlamlı olduğunu çok derin bir biçimde kavratıyor…

    6. iskin badirinni diyor ki:

      filmi açamıyorum kaptan… bi zahmet el atıver.. teşekkür..

    7. nina simone diyor ki:

      çok tşkler esko…

    8. Demet Yüksel diyor ki:

      Sevgili pişmanpeter böyle eleştiriye diyecek bir şeyim yok. Genellemeci sözüyle ne demek istediğini anladım, bazen ben de kendi kendime düşünürüm çok yuvarlak tanımlar kullanmışım diye… Sahne çözümlemesi yapmayı sevmiyorum. Filmi izledikten sonra bende kalan tortusunu yazıyorum sıcağı sıcağına. Kalem kağıtla notlar almam lazım ama bunu da yapmaya vaktim yok. Bir de anlayan anlar diye böyle sözcükler kullanıyorum. Anlam katmanlarından kastım, filmin bizi götürdüğü sorular (bak yine açık uçlu oldu galiba. Övünmek gibi olacak ama konuşurken ya da başka konularda yazarken böyle değilim). ”Kalender ve sade”den kastım; derinliiğn doğal sonucu bazı insanların katında karmaşadır. Onca karmaşaya karşın bir ”yalınlık” (Nesrin Yalın’ın kulakları çınlasın bu arada) var ruhsal gelgitlerde de anlatımda da… Çözümleme yapayım derken filmi izlemek isteyenlere bazı şeyleri faş ederim ve onları filmden soğuturum diye çekinme de cabası… Ama senin çözümlemelerini takdir ediyorum, sen üzerine alınma…Sevgiyle….

      • Nesrin YALIN diyor ki:

        Çınladı bíle, teşekkür ederim :) Yalın… Ne güzel sözcük ne güzel anlam. Tıpkı Demet Yüksel’in yorumları gibi… Film hakkında genel, heyecanı yitirtmeyecek, karşıdakinin bakışına anlayışına yer bırakan, kimi kez duygusu kimi kez bilgisi ağır basan, benim mutlaka okuduğum, yazarının büyüğüm, hocam (olabilecek bir kişi) olduğunu düşündüğüm yorumlar… Yaşamın sıradan akışının nasıl büyük bir lüks olduğunun yeniden anlaşıldığı, hüzünlü, durgun zamanlardan selamlar, saygılar…

    9. Demet Yüksel diyor ki:

      Sevgili Nesrin, cidden ”yalın” sözcüğünü gerek anlamı gerekse tınısı açısından hep sevmişimdir…Senin yorumlarını da severek okuyorum; sanki bir çocukluk arkadaşımla karşılaşmışım da yıllar sonra kaldığımız yerden devam ediyormuşuz gibi geliyor. (Bakma sen mahallenin kimi çocukları ağaçlara dalıp kuşları taşlarken aralarında ”Küçük Prens” okumanın heyecanını paylaşan iki küçük çocuk gibi de diyebilirim. Mahalle derken buradaki insanları kastetmiyorum; mecaz kastını aşmış olabilir.) Beni konuşmalarımdan çoook büyük sanabilirsin; çook küçük de sayılmam gerçi ya neyse… Hocalık payesini (sakın yanlış anlama lütfen yapım ve felsefem gereği) istemem ama iltifatın başımın üzerine… Yazarken çekincelerim vardır gerçek hayatta olduğu gibi; bir cümle kurarken çok mu özel (şimdi bayağı da özel şeyler yazıyorum ama), çok mu üstten, çok mu malumatfuruşça, çok mu hoyrat olduğuna bakıyorum. Bunun için de bazı şeyleri es geçiyorum. İlk zamanlar ‘ben’li cümleler kurmaktan ve alıntı yapmaktan ölesiye korkardım, sonra sivriliklerim törpülendi ortaya karışık tuhaf bir şey çıktı… Senin Aytekin Baki’nin de işaret ettiği gibi pratik bakış açını seviyorum… Leb demeden leblebiyi anlayan, kavrayışı sağlam, kendini de hayatı da sanatı da bir ayna karşısındaymış gibi ele alan yazılar bunlar. Ankara’dan sevgiler, selamlar…

      • Nesrin YALIN diyor ki:

        Ah, sevgili Demet, nasıl mutlu oldum nasıl onurlandım :) Dokunsalar (da dokunmasalar da) ağlayacak gibi hissettiğim şu zor günlerde su gibi geldi sözlerin, dere çağıltısı gibi geldi… Güzel İstanbul’un (geçici bir süreyle) bin kilometre ötesinden benden de sana gönül dolusu selam gitsin…

    10. YILDIRIM KARAKAN diyor ki:

      Bu siteyi bu kadar güzel yapan etkenlerden biride , Sayın Demet Yüksel , ile Sayın Nesrin Yalın gibi hanımefendilerin kendileri gibi zarif ,kültürlü yorumlarıdır .

    11. Demet Yüksel diyor ki:

      Sevgili Nesrin, bazen izlediğim ve uzun süre unuttuğum filmlere dönerim. Au hasard Balthazar filmine yaptığın yorumu görünce renkli kişiliğine gülümsedim. Öyle çok çabuk açılan biri değilimdir, ama karşımdaki insana inandıysam çenem de açılır… O filme yaptığın yorumda çocukken sizin de eşeğinizin olduğunu söylemiştin. Dünya çok hızlı değişti, toplum tarihinde bizim çocukluk zamanımız nedir ki? Göz açıp kapayıncaya kadar geçen bir zaman…. Ne çabuk doğayı ve hayvanları tv ekranlarından izler olduk? Ruhumuz da zehirlendi bu arada…Ohio İmpromptu yorumunda da hemen arkamdan dediklerime katıldığını söylemiştin, benden ses çıkmamıştı, kabalığımı bağışla lütfen. Yabani ruh haline bürününce doğrudan bana seslenilmeyince (bunun doğrusu eğrisi ya da protokolü mü var o da ayrı bir mesele ya….) cevap vermeye utanırım…Ama o kabalığımı da unutmuş değilim…Dilerim iyi bir tatil geçirirsin, ben Ankara dışına hiç çıkmam yapım gereği… Yıldırım Karakan arkadaşıma NOT: Ohio İmpromptu filmini beğenmemiştin hani ben de ilk defa cevabi bir yazı yazmıştım. O yazı gerçekten seni hedeflemiyordu. Üstten hoyrat bir dil kullanan (beğenmese de olurdu konu zaten o değildi..) başka bir kişiye geçici kızgınlığın (uzun süredir askıya aldığım bir duygudur) sonucuydu. Kalbini kırdıysam özür dilerim…

      • YILDIRIM KARAKAN diyor ki:

        Sayın Demet Yüksel , rica ederim efendim özürü gerektirecek bir durum yok üstüme alınmadım , lakin banada yazsanız alaycı bir yorum yazdığım için hak etmiş olurdum zaten. ben 40 senedir İstanbulda yaşıyorum buna mukabil istanbul,a Ankara,dan geldim hayatım ve çocukluğumun ilk 5 senesi orada geçti herne kadar istanbul çok güzel bir şehir de olsa ANKARA ,nın altındağ , ayaş ve şimdi ismini hatırlamadığım bir kaç ilçesinde genelde tek katlı gecekondularda geçirdiğim o güzel yılları babamın bizi götürdüğü yazlık sinemayı ankara parklarını anıtkabiri halen hasretle anılarımda hatırlarım genelde istanbulda yaşayanların dediği bir laf vardır ben ankaranın istanbula dönüşünü severim diye ben ise çok sık olmasada nadire gittiğim o güzel şehire istanbuldan ayrılıp gidişini severim selam ve saygılar hanımefendi.

    12. selim zeki sevim diyor ki:

      ben demet hanım gibi derin felsefi bir yorum yapamayacağım yalın bir atasözümüzle katılacağım aranıza ” ARMUT DİBİNE DÜŞER ” genetik bir hata var … film güzel ama görsel olarak…ama bu atasözünümü anlamalıyız?

    13. Nesrin YALIN diyor ki:

      Biraz da izle-ye-mediğim bir filmin yorum alanını işgal etmiş olmanın verdiği itici duyguyla, bugün izledim filmi. İnsan doğasını irdeleyen etkileyici bir yapıt, görsel bir şölen. Düşündürüyor da insanı ya da düşünegeldiği şeyleri anımsatıyor…

      Yani nedir bu gelip gelip gitmeler, yeniden gelmeler?… Yani bitmek bilmez bir ilkbahar, sonbahar, kış, ilkbahar dönüşümü niyedir? Ya da “Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye?”…

      “Kimse bilmez, kimse bilmez”…

    ''Spring Summer Fall Winter and Spring (2003)'' Filmi Hakkında Yorum Yapabilirsiniz

       DİKKAT: Yorumu göndermeden önce kutuyu işaretleyiniz!   

      Yönetmenler

    
    Histats