The Mystery of the Spanish Chest (1991)

poirot-min
The Mystery of the Spanish Chest (1991) on IMDb
Olaylar Hastings ve Poirot’nun gazetede okudukları bir haber ile başlar. Haberde bir gün önce işlenmiş bir cinayetten bahsedilmektedir. Binbaşı Charles Rich’in evinde düzenlenen bir partide, doğudan geldiği iddia edilen tarihi bir sandığın içinde Bay Clayton’un kalbinden bıçaklanmış cesedi ortaya çıkmıştır…

Hercule Poirot eski dostlarından Lady Alice Chatterton’un davetlisi olarak arkadaşı Arthur Hastings ile birlikte katıldığı bir partide kadının arkadaşı için (Marguerita Clayton) ricasını kıramaz ve konuyla ilgilenmeye karar verir. Lady Chatterton Poirot’yu Esrarengiz Pekin olayından itibaren yakından takip etmekte kendisini hırsızı bulması konusunda oldukça takdir etmektedir…

Poirot The Mystery of the Spanish Chest
Yönetmen: Andrew Grieve
Ülke: İngiltere
Tür: Polisiye, Gizem
Sezon:03 Bölüm:08
Yapım Yılı: 1991
Gösterim Tarih: 17 Şubat 1991
Senaryo: Anthony Horowitz, Agatha Christie
Filmin Süresi: 50 Dakika
Oyuncular: David Suchet, Hugh Fraser, Philip Jackson, John McEnery, Caroline Langrishe, Pip Torrens, Malcolm Sinclair, Antonia Pemberton, Peter Copley, Sam Smart, Edward Clayton, Metin Yenal, Richard Cawte, Victoria Scarborough, Christopher Lamb, Melissa Wilson, Andy Mulligan, Clem Davies, Roger Kemp, John Noble, Catherine Bott

Agatha Christie’s Poirot Tüm Bölümler

Dikkat: VİDEO AÇILMIYORSA, SAYFANIZI YENİLEYİP TEKRAR DENEYİN, AÇILACAKTIR.

Bu filmler ilgini çekebilir...

37 Yorum

  1. emel çakmak dedi ki:

    ooo tam pazar süprizi oldu çok iyi geldi saolasın :))))

  2. melih dedi ki:

    özlemiştim.teşekkür ederim yönetim.

  3. gözde dedi ki:

    işte budur, teşekkürler.

  4. Gencoy Sümer dedi ki:

    Pazar gününün sürprizi: Hercule Poirot. Güne güzel başlamak için bundan daha mükemmel bir fırsat olamaz. Öyle değil mi, mon ami? Teşekkürler Esko.
    Bu filimler genellikle çok iyi kotarılmış.
    Ama diyorum ki, Agatha Christie’yi hiç okumamış arkadaşlar, acaba filimlerden önce onun romanlarına yönelseler daha iyi etmezler mi?
    İnanın, filimlerde çok şey eksik. Hatta bazılarında hikaye yarıdan fazla değiştirilmiş. Çekim kolaylığı yüzünden ayrıntıların çoğu atlanıyor, bazı karakterler ya yok ediliyor, yada diğer bir karakterle birleştiriliyor.
    İnanın, romandaki anlatım zenginliği, filimlerde yok. Bir çok romanın son derece etkileyici, unutulmaz final sahnesini ben filimlerde bulamadım.
    Unutmayalım ki, Agatha Christie’yi diğer polisiye yazarlarından ayıran en önemli özellik (üstünlük) gerçeği ustaca gizlemesi kadar, atmosfer yaratmadaki olağan üstü başarısıdır. İnanın yazarın bu iki ustalığı da filimlerde güme gidiyor ve filim sadece bir katil bulmaca oyununa (eğlencesine) dönüşüyor. Bazı filimler istisna tabii, onlara fazla emek harcandığı belli ama çoğu, romanların çok gerisinde. Romanlardaki, o dramatik havayı pek çok filimde bulmak imkansız.
    Kimi sınıf farklılıklarından doğan humor ve eleştirileri de.

  5. adamın teki dedi ki:

    çok uzun zaman olmuştu…

    çeviren ve yayınlayanlara teşekkürler.

  6. deniz dedi ki:

    poirot çok sevindim iyiki varsın teşekkürler başka bir yerde izleyemeyeceğimiz filmler için tekrar teşekkürler

  7. Gülçin dedi ki:

    Uzun bir aradan sonra,güzel bir bölüm izledik.Teşekkürler.

  8. tuucee35 dedi ki:

    harıkasınızzzz :)

  9. A.Diker dedi ki:

    HARİKASINIZ. ÇOK GÜZEL BİR PAZAR SÜRPRİZİYDİ. ELİNİZE EMEĞİNİZE SAĞLIK. TEKRAR BULUŞMAK ÜZERE …….

  10. Kerem dedi ki:

    Filmi seyretmedim. Genel olarak Holmes ve Poirot filmlerini sevmiyorum. Çünkü, benim görüşüm gerçeğe pek uygun düşmeyen ve fazlası ile kurgu olduğunu belli eden filmler. Mesela, bu filmlerde neredeyse falcı gibi elinize bakıp size tüm hayat hikayenizi anlatıyor adamlar. Bir de, “tekrarlar” sıkıntı verici olduğu için, tekrar yapmamak ve orijinal bir şey çıkarmak adına, son zamanlarda işi fanteziye döken filmlere bile rastladım. Hani şu dövüşürken, sık sık zamanı yavaşlatıp karşısındakinin ne düşündüğünü anlayıp ona göre hamle yapan ve yumruk atan bir Holmes vardı galiba son filmde. O yüzden soğudum bu tür filmlerden. İlk çıkan Holmes filmini izlemiştim galiba ve o film yapım dönemi de göz önünde bulundurulduğunda oldukça iyiydi. Afedersiniz ama artık bu serilerin b.knun çıktığını düşünüyorum. O yüzden de seyredesim gelmediği için sadece bu mesajı yazayım dedim.
    Belki de film oldukça iyidir. Bir şey diyemem. Ama artık benim tarzıma uygun düşmüyorlar.

    • mehmet dedi ki:

      kerem bey, holmes ve poirot çok farklı karakterler.holmes’ün dediğiniz filmi ben de izledim beğendim ama holmes olarak değil başka bir film izledim sanki.biz holmes ü kareli paltolu pipolu kafasında şapkalı falan biliriz klasik holmes değildi.klasik arsen lüpen de değildi onu da seyrettim o da lüpene hiç benzemiyor ikisi de 2000lere göre çevrilmiş ama Poirot farklı. tek kabul edebileceğim bu film bana ünlü bir filmi hatırlatıyor.hani iki arkadaş birini öldürür sonra tüm gece orada kalır konulu filmi.ayrıca gene bir diğer Poirot filmi briç masasında cinayete de benziyor,işte buna katılırım.bana göre tek ilginç olan neden yüklenmesinin uzun sürdüğüdür.

      • Gencoy Sümer dedi ki:

        Poirot filimlerinde aslında ciddi bir zaman sorunu var. Nedense bütün öyküler -birkaçı hariç- 1930’larda geçiyor. Bu filmin hangi yılda geçtiğini bilmem ama 1960’da geçmediği kesin. Oysa yazılıp yayınlanma tarihi 1960. Bahsettiğiniz diğer filim Alfred Hitchock’on The Rope filmi olsa gerek. Filim 1948 yapımı olduğuna göre, Bayan Christie’nin bu filmden ilham aldığı söylenebilir.

    • Gencoy Sümer dedi ki:

      Polisiye edebiyattan hoşlanmıyorsanız, bu tür filimleri beğenmeniz çok zor. Bu filimlerde, ne bir kamera ustalığı, ne olağanüstü bir sinema dili, ne sinema diline yeni anlamlar katma çabası, ne felsefi bir derinlik, ne unutulmaz sahneler ve ne de yeni bir anlatım tarzı bulabilirsiniz. Varsa ne şans!
      Ama eğer esrarengiz polisiye roman türüne bir yakınlığınız, bir ilginiz varsa, işte o zaman bu filimleri defalarca seyredilecek, her sahnesi , her repliği satır satır ezberlencek kadar muhteşem filimler diye adlandırabilirsiniz.
      Nedir bu filimlere bizi bağlayan şey? İyi de olsalar, kötü de olsalar, onları izlettiren güç nedir?
      Öncelikle, ister bir hırsızlık, ister bir cinayet vakası olsun, içerdiği gizemdir. Doyle ve Christie gibi yazarlarda oldukça sofistike bir hal alan bu gizem, sadece örneğin katilin kim olduğu sorusunun cevabıyla ilgilenmez. Çoğu kez, cinayet neden işlendi, nasıl işlendi gibi sorulara da cevap arar. Bu cevaplara yanıt bulmak, en azından öğrenmek de pek keyiflidir doğrusu.
      İkincisi, Poirot filimlerinin bir dönem filmi olmasıdır. Buharlı trenler, gümüş çay takımları, bol düğmeli pantolonlar, vatkalı elbiseler, tayyörler, eski moda arabalar, art deco mobilyalar, çayhaneler, Victoria dönemine has plajlar, malikaneler velhasıl sayısız obje ve ayrıntının inceden inceye özenle hazırlandığı bir dönem yaratılmıştır bu filimlerde.
      Üçüncüsü, Agatha Christie tarafından bilinçli olarak oluşturulan atmosferin arka planıdır. İngiltere’de hala var olan sınıflar arasındaki ayrım bunların başında gelir. Aristokratlar, şehir dışında, uçsuz bucaksız yeşillikler içindeki eski ama görkemli konaklarında giderek yozlaşan bir hayatı sürdürürken, sonradan zengin burjuvalar art deco mimari tarzındaki saraylarında otururlar. Bu fark o kadar belirgindir ki, adeta istisnası yoktur. Akşamüstleri içilen beş çayları, gürül gürül yanan şömineler, ailece yenen yemekler, masalarda, koltuklarda, centilmenler klübünde, bir handa yapılan konuşmalar hep bu atmosferin temel elemanlarıdır.
      Dördüncüsü, özellikle polisiyeromanlarda ve bu romanların sinema uyarlamalarında rastladığımız, gizemin dramatik yapısıdır. Bir çok romanda, gizem çözülürken aynı zamanda kişisel bir dram da gözler önüne serilir. Kuşkusuz bunlar Agatha Christie’nin en nitelikli yapıtlarıdır.
      Beşincisi ise Hercule Poirot karakteridir. Bu romanlara duyulan ilginin büyük kısmı, Belçikalı dedektife duyulan hayranlıkla ilintili olmuştur. Agatha Christie’nin Poirot’dan hiç hoşlanmadığı, bu yüzden daha 1930’larda onu ortadan kaldıran bir roman yazdığı , sonra bunu yayınevinin ısrarı üzerine ölümünden sonra yayınlanmak üzere kasasına kaldırdığı ne kadar doğruysa, milyonlarca insanın Hercule Poirot’un maceralarını okumaktan büyük keyif aldığı o kadar doğrudur. Olaylara sıra dışı yaklaşımı, konuşmalarını arasında Fransızca sözcükler kullanması, aşırı kendini beğenmişliği, titizliği, simetri düşkünlüğü, pos bıyıklarıyla övünmesi, cinayeti çözmek için koltuğuna oturup saatlerce düşünmesi ve bunu yaparken iskambilden kuleler inşa etmesi onun bilinen ve sevilen özellikleridir. O aynı zamanda -yabancı biri olması dolayısıyla- romanda sık sık mizah konusu da olur. Adı genellikle yanlış okunur. Mr. Parrot gibi. Bu papağan anlamına gelen bir kelimedir. Onu tanımayanlar Poirot’nun mesleğini berber zannederler ,. ‘Evet kesinlikle berber olmalı.’ İngilizlerin çoğu onu aşağı görür. Bu da Agatha Christie’nin İngiliz burjuva ahlakını eleştirmesi için iyi bir fırsat yaratır.
      Böylesine ekzantrik, zeki, eğlenceli, yeme ve içmeye meraklı,giyimine kuşamına düşkün, sık sık gezip tozan birinin gizemli maceralarını okumak/izlemek de oldukça keyiflidir.
      Fakat bütün bunların, bu filimleri izlemek için yetmediğini farkındayım. O yüzden son bir ekleme yapacağım. Yazar yani Agatha Christie.
      Agatha Christie, bütün roman boyunca ipuçlarını peynir ekmek gibi dağıtır. (öykülerde bu daha kısıtlıdır). Adeta bizim zekamıza meydan okur. İşte der, sana bir dram. Olup biten herşeyi anlattım. İpuçlarını da verdim. Çöz çözebiliyorsan.
      Doğrudur. Ama agatha Christie büyük bir göz boyama ustasıdır aynı zamanda. Gerçeği gizleyerek, ya da olduğundan farklı göstererek anlatır bize. Mesela, trendeki bir adam gazeteye göz gezdiriken bir çok haber başlığını bize de verir.
      – Dover’de araba kazası. Bir kişi hastanede öldü.
      – Dartmoor’da akıl hastanesinden 3 hasta kaçtı.
      – Ünlü iş adamı C.Z.Wyckk yelkenlisiyle Pasifik’te kayboldu.
      – Transvaal’deki madenlerde altın bulunduğu bildirildi.
      Trendeki adam gibi biz de bu haberlere önem vermeyiz. Cinayetin Transvaal’deki maden yüzünden işlendiği finalde ortaya çıkınca acı acı hatırlarız sadece.
      Entellektüel bir bulmacayı çözmek, ya da olayları akışına bırakıp nasıl çözüldüğünü izlemek isteyenler için Poirot ve Miss Marple’dan daha iyisi yoktur.
      Öyle değil mi “Mon Ami?”

  11. Yasemin Baysal dedi ki:

    Madamın dediği gibi harikasın Poriot’ cumm :) ,harikasıınn.Değerli EsKO bey,size de çookk teşekkürler,yenilerinii bekliyoruumm :)

  12. M.ÇELİK dedi ki:

    Şunu söylemeliyim yaklaşık iki buçuk aydan sonra ümidimi yitirmeye başlamıştım.Ama bizleri en ümitsiz anda mutlu ettiğiniz için teşekkür ederim.Hem poirot hem Holmes gerçekten katmerli sürpriz oldu.Emeği geçenlerin ellerine sağlık.Hikayeye gelince:Biraz sığ bir öyküsü vardı.Katil baştan belliydi sanki.Maktülün ölmeden önce albayla görüşmesi ve albayın davetsiz olduğu partiye gelmesi doğrudan baş şüphelim yapmıştı Albayı.Ama ne olursa olsun muhteşem bir dönem dizisi.Kostümler binalar araç gereç gerçekten kusursuz.Ve uzun soluklu olması da ayrı bir başarı.Teşakkürler.

    • Gencoy Sümer dedi ki:

      Albayın partiye davet edilmediği doğru değil. Bunu, partide Rich ile arasında geçen şu konuşmadan anlıyoruz:
      Rich: Sizi görmeyi beklemiyordum Albay Curtis.
      Albay: Davetiye göndermemeyi mi tercih ederdiniz?
      Rich: Evet.

      Anlaşılıyor ki, Albay’a davetiye gönderilmiş.

  13. çiğdem dedi ki:

    her gün bakıyorum yeni eklenen agatha var mı diye çok teşekkürler emeğinize sağlık…

  14. tuucee35 dedi ki:

    Hiç bitmesin istedgım serılerdendir Poırot ama ne yalan söyleyım laf edenlere bır okadar da sinirleniyorum.Elimde değil eleştırıye açık degılım bu konuda madem serinin bir şeyının cıktıgını düşünüyorsunuz bunu buraya yazmanın anlamı nedir hıc anlayamıyorum açmayın efendım ozaman sitenın bu bölümünü sankı zorla ınsanlara izlettiriyorlar Poırot fılmlerını…Her gün bu siteye 2 3 kere bakarım elımde degıl, Esko yada içten teşekkür edıyorum lütfen eleştirenleri dinleyıp bızlerı Poırot dan mahrum bırakmayınız…

  15. Emine Dayı dedi ki:

    Güzeldi teşekkürler emeğinize sağlık.Yeni filmleri merakla bekliyoruz

  16. nehir dedi ki:

    Çok teşekkür ederim. Harika oldu her zamanki gibi.

  17. Uğur Gül dedi ki:

    Teşekkürler EsKO.

  18. kuturkoglu dedi ki:

    Çok uzun zaman olmuştu. Teşekkürler.

  19. adsız dedi ki:

    merhaba ben bu filmi ve diğer filmleri sitenizde izleyemiyorum. play tuşuna basıyorum çalışıyor ama yüklenmiyor, ekran büyümüyor. güncellemeleri yaptım ayarlarıma baktım ama bir türlü düzelmiyor. başka sitelerde film yada dizi izleyebiliyorum ama burda izleyemiyorum. burda daha önceden izleyebiliyordum ama şimdi izleyemiyorum. yardım ederseniz sevinirim. teşekkürler.

    • EsKO dedi ki:

      Güncellemeleri yaptıysanız izleyememeniz için bir sebep yok. Buna dair başka bir şikayet almıyoruz. Eğer güncellemeleri yeni yaptıysanız siteye girdiğinizde sayfayı gerekirse bir kaç defa yenileyin.

    • mehmet dedi ki:

      sayfadaki videoları yasaklamış ya da direk indirmiş olabilirsiniz.kullandığınız programlara dikkat edin derim ben.firefox u tercih ediyorum ben.siz hangisini tercih ettiğinizi yazmadığınızdan ayarlarına bakın derim.ayrıca diğer kullandığınız programlar da engelleme yada indirme yapabilir.bi kontrol edin.olmadı firefox ve idm ile deneyin.en iyisi de bu bence.

  20. adsız dedi ki:

    mehmet bey firefox kullanıyorum explorer de açılıyor ordan izledim fakat firefox da bir türlü izleyemiyorum. sorunu çözemedim ne yaptıysam.

    • mehmet dedi ki:

      araçlar-seçenekler-uygulamalardan dosyayı kaydet demişseniz,kullandğınız bir program ile yasaklama yapmışsanız(adblock ile engelleme gibi videonun üzeri-sağdan engele denmişse),antivirüs ya da kullandığınız adslden ya da kendiniz bir değişiklik yaptıysanız sistemde ya da download programından belki olabilir.en iyisi kaldırıp yeniden kurmaktır.ben firefox kullanıyorum şu an kontrol ettim video açılıyor,engellenebiliniyor,indirilebiliniyor yani bi sorun yok.

  21. eylem dedi ki:

    arık gelmeyecek diye cok korkmaya baslamıstım..o kdar sevindim ki anlatamam .cok tesekkurler emegi gecen herkese.bence dunyanın en iyi dizisi

  22. mehmet dedi ki:

    siz yükleyene kadar yenisi çıktı.işte yeni bölüm Poirot The Theft of the Royal Ruby
    İYİ SEYİRLER…

  23. Tuğba DEMİR dedi ki:

    işte şuan.. çok mutluyum thanx Esko ! :)

  24. tülin dedi ki:

    poirot kendi türü içinde muhteşem bir karakter. .kitapları okumak gerek…o zaman filmleri daha büyük bir keyifle izliyor insan . teşekkürler vede emeğinize sağlık …

  25. HAMDULLAH K. dedi ki:

    hocam bundan sonraki hiç bi poirot dizisinin videoları çalışmıo… Lütfen düzeltin ya. ESKO Hocam duyunuz ve görünüz lütfen

  26. gören dedi ki:

    yorum yapmak isterdim ama film yok :(

  27. Hülya Ç. dedi ki:

    Ay ay ay Poirot dans da edermiş o bıyıklarını sevsinler.

  28. ibrahim dedi ki:

    teşekkürler esko

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir